Savcılara ve yargıçlara, Taraf Gazetesi hakkında suç duyurusunda bulunuyorum:
Bu gazete, ordu aleyhinde yalan, yanlış, uydurma haber üretmek için çırpınıyor ve yargı tarafından suç olarak varlığı bile saptanmamış şeyleri bile sanki gerçekmiş gibi kamuya vermekte ve toplumda orduya karşı korku, öfke, kin, düşmanlık yaratmak kasdıyla uyduruk, yanıltmalı haberler yapmaktadır.
Bunun en son örneği; 2003 yılında, Genelkurmay’daki bir savaş oyununu, gerçek bir darbe planı imiş gibi topluma verişidir.
Taraf Gazetesi böyle yapmayı bir alışkanlık yapmıştır. Bu nedenle açık ki Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı kasıtlı ve art niyetli bir darbenin içinde kasıtlı ve art niyetli olarak yer almakta olduğu açıktır.
Gerek gerçek gerek de tüzel kişiler hakkındaki suç savları; yargı tarafından kesinleştirilmeden, işlenmişler gibi gösterilemez. Sırf haklarında suç savı var diye gerçek ya da tüzel kişileri, o suçu gerçekten işlemiş gibi göstererek yani kendini yargı yerine koyarak yargısız infaz yapmak suçtur ki sözde, yargısız infaza karşı olduğunu söyleyen medyanın bunu yapması hem acı hem gülünç hem de utandırıcıdır. Medya; yargının bir unsuru değildir. Bu nedenle yargılık konularda, yargı karar vermeden, verdiği kararı yayınlayamaz. Bu gazetenin, Balyoz Planı dediği şeyin düşünen bir beyince ne denli uyduruk bir şey olduğu anlaşılır. Darbe yapmak isteyen bir ordu, bunu istediği zaman yapar. Generaller darbe yapmak istiyorlarsa, bunu, emekli olmadan önce yaparlar; emekli olduktan sonra ‘’ Haydi gelin darbe yapalım, ‘’ demezler; darbe ortamı için koşul hazırlamaya gerek duymazlar ki zaten 12 eylül 1980 darbesine neden olarak gösterilen terör, günümüzde zaten çok daha fazlasıyla varken darbe için başka bir bahane aramak ve ortam yaratmak gereği aramak gülünçtür, gereksizdir.
En başta savcıları ve yargıçları, sonra da her yurtseveri, Atatürk’çüyü, demokratı, devrimciyi, milliyetçiyi, Müslümanı, aydını, öğrenciyi, yaşlıyı, genci, kadını, erkeği; herkesi; en başta Taraf Gazetesi hakkında ve ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıkmaya, aşağılamaya, bölmeye çalışan bu hain hareketi örgütleyenler hakkında suç duyurusunda bulunmaya çağırıyorum. Genelde ülkemiz, özelde ise Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine yönelik bu örgütlü , sinsi, hain çalışmaları örgütleyenlerin, yönetenlerin, finanse edenlerin, destekleyenlerin en ağır biçimde cezalandırılmaları için yasal gereğinin yapılmasına çağırıyorum.
Yeter artık; Türkiye ve Türk ordusu aleyhine emperyalist ve gerici güçlerin örgütlediği bu çalışmaya karşı savaş her yurtseverin, aydının, onurlu insanın boynun borcudur. Türkiye’nin, emperyalistler ve gericilerce göz göre yok edilmesine seyirci kalamayız. Bu; ne Atatürkçü ne milliyetçi ne komünist ne demokrat ne insanlık ne aydınlık ne çağdaşlık onuruna yakışmaz.
İşin ilginç yanı da, Genelkurmay’ın, bu iftiracılara, provokatörlere, emperyalizmin iş birlikçilerine karşı yasal yollara baş vurmaması, suskun kalması; bunların yaptıklarının yanlarına kalmasıdır.
Basın özgürlüğü; emperyalizme, faşizme, ahlaksızlığa, gericiliğe, onursuzluğa, iftiracılığa, provokatörlüğe, casusluğa özgürlük hakkı demek değildir.
Eğer Türkiye’nin emperyalistlerce, yobazlarca, faşistlerce ele geçirilmesine ya da yıkılmasına seyirci kalmak demokrasi ise; başlarım böyle demokrasiye. Ne yani; soruyorum: Ülke, demokratik yolla yıkılıyor diye ordu ve toplum sessiz kalmaya mı tutsak edilecek? Abd’yi, El Kaide’ciler, demokratik yoldan yok etme hakkına sahipler mi? Yasal düzeni, ülkeyi; yasal, demokratik yollarla yıkmak, hangi ülkede yasal?
Gerek bu hükümetin hala iktidarda kalması gerekse andığım tür medyanın hala haince yayınlarını sürdürüyor olması ancak ve ancak demokrasi dışılık ve yasa dışılık ile; hukukun ve demokrasinin işletilmemesi ile olanaklıdır.
Savcıları, yargıçları, Genelkurmay’ı, tüm askerleri, aydınları, Atatürkçüleri, komünistleri, milliyetçileri, Müslümanları, dinsizleri, öğrencileri, memurları , işçileri, gençleri, yaşlıları, kadınları, erkekleri; herkesi; bu gazete hakkında suç duyurusunda bulunmaya ve bloglarda bu ve benzeri yayın organları karşıtı yazılar yazmaya çağırıyorum. Emperyalizmden güçlü olunmadığı sürece emperyalizmin yıkmak istediğini yıktırmamak, korumak; devrimciliğin temel yasalarındadır. Mustafa Kemal’den, en azından bunu öğrenmiş olmak gerekir. Yoksa tarih nasıl yapılır, bilmiyorsunuz demektir…
Sen ey; "Din halkın afyonudur" diyen; suskun, tarafsız, duyarsız kalan solcu; camilerin yanına bir de kiliseler, sinagoglar, manastırlar mı dikilsin istiyorsun? O zaman, duyarsızlığın, afyonla eş değerli olmadığını nasıl ileri sürebileceksin?
Sen ey; '' İslamiyet olsun da ne olursa olsun" diyen Müslüman; camilerinin yanlarına kiliseler, sinagoglar dikilince Müslümanlık katsayın artacak mı?
Sen ey milliyetçi; orduna sahip çıkmazsan, neyin milliyetçiliğini yapacaksın?
Sizler, ey insanlar; tuttuğunuz futbol takımı yenilince, gol yiyince üzülen, kahrolan, yıkılan sizler; ordunuz, emperyalizmce yok edilince gol yemiş, yenilmiş olmayacak mısınız?
Uyan Türkiye. Oturduk yerden bunları yapmak çok mu zor?
Bu yurt için seve seve verilen her damla genç, yaşlı, kadın, erkek, çocuk, evli, bekar, nişanlı, sözlü, dul kanı için bir damla mürekkep dökmek çok mu zor, çok mu anlamsız, çok mu değersiz ?
Bu ülke için, bu tür yayın organlarına karşı, popoların üzerine oturup birkaç satır yazmak, çok mu zor?
Neden "Deniz Feneri’’ konusunda hiç yayın yapılmıyor?
Sen ey yargı, ey hukuk; kanıtlanmamış suç savlarının medyada yayınlanmasına neden izin veriyorsun ve yayınlayanlar hakkında neden yasal gereğini yapmıyorsun?
Sen ey ordu; "Ceylan’ı ordu öldürdü’’ diyenlere karşı ne yaptın?
Sen ey ordu; sen neden böylesine suskunsun? Yedi devlete karşı savaşmayı biliyorsun da, yedi devletin medyasına karşı, yedi devletin tuzağı demokrasiye karşı demokratik, yasal yollarla savaşmayı mı bilmiyorsun?
Genelkurmay Başkanı, sana sesleniyorum: "Eğer sen Genelkurmay başkanı isen gereğini yap; eğer ben Genelkurmay Başkanı isem sana emrediyorum: Gereğini yap!’’
Taraf olmak, adam olmak demek değildir….
Necdet Gürçiftçi
2010-ocak
(Öteki yazılarım: Milliyet Blog'da var.)
22 Ocak 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.